Gerçekten Yönetmeye Aday Olduğunuz Kitlenin Sorduğu Soruları Silmeyi mi Tercih Ettiniz?

BNB
Ali Bahadır Aydın
Paylaş
Gerçekten Yönetmeye Aday Olduğunuz Kitlenin Sorduğu Soruları Silmeyi mi Tercih Ettiniz?

BTSO başkanlığı bir servet yarışı değil. Bursa iş dünyasının geleceğini kimin, hangi vizyonla, hangi projelerle yöneteceğinin seçimidir.

Ali Bahadır Aydın

Dün Instagram’da karşıma bir reklam çıktı.

Ekran Resmi 2026-08-28 13.42.40.png

“BTSO Başkan Adaylarını Tanıyalım” başlığı taşıyan videoda bir tarafta Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, diğer tarafta mevcut Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay vardı.

Başlığa bakınca insan doğal olarak ne bekliyor?

Adayların mesleki geçmişleri…

Yönettikleri kurumlarda ortaya koydukları performans…

Bursa’ya kazandırdıkları projeler…

İş dünyasının sorunlarına yönelik yaklaşımları…

Önümüzdeki dönem vaatleri…

Belki üretim, ihracat, teknoloji, istihdam, finansmana erişim ve kentin geleceğine dair vizyonları…

Fakat karşıma çıkan kıyaslamanın merkezinde bunlar değil, adayların şahsi servetlerine ilişkin rakamlar vardı.

Tam da burada durdum.

Çünkü benim bildiğim kadarıyla BTSO başkanlığına aday olunuyor.

“Bursa’nın en varlıklı iş insanı” unvanına değil.

Bir başkanı servetiyle mi, eseriyle mi ölçüyoruz?

Ben de videonun altına son derece basit birkaç soru sordum:

WhatsApp Image 2026-08-27 at 22.46.13.jpeg

Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nda bugüne kadar hangi icraatları gerçekleştirdi?

İbrahim Burkay’dan önce BTSO’da bu ölçekte proje ve icraatı hayata geçiren başka bir başkan oldu mu?

Ve hepsinden önemlisi:

BTSO başkan adaylarını tanıtırken kriterimiz gerçekten şahsi servetleri mi olacak, yoksa Bursa’ya ve iş dünyasına ne kattıkları mı?

Hakaret yok.

İftira yok.

Küfür yok.

Kişisel saldırı yok.

Sadece soru var.

Üstelik başlığında “adayları tanıyalım” denilen bir içeriğin altına sorulabilecek belki de en doğal sorular.

Fakat bir süre sonra yorumumun kaldırıldığını gördüm.

Ben de bu kez ilk yorumumun ekran görüntüsünü paylaşarak ikinci bir yorum yaptım:

WhatsApp Image 2026-08-27 at 23.02.47.jpeg

“Yorumları neden siliyorsunuz? Ben ekran görüntüsü aldım gerçi. Manipülasyon mu yapmak niyetindesiniz? Oysa gayet normal bir iki soru sormuştum.”

Sabah olduğunda ise söz konusu hesaba kendi hesabımdan artık erişemiyordum.

İlk yorumumun da, ikinci yorumumun da ekran görüntüleri bende. Sizlerle de yazımda paylaşmayı tercih ettim.

O nedenle bugün meselem artık yalnızca Özer Matlı ile İbrahim Burkay arasındaki başkanlık yarışı değil.

Şimdi çok daha temel bir sorum var:

Gerçekten yönetmeye aday olduğunuz kitlenin sorduğu soruları silmeyi mi tercih ettiniz?

Çünkü 60 bini aşkın üyesi bulunan bir iş dünyası kuruluşunu yönetmek istiyorsanız, yarın size çok daha zor sorular sorulacak. BTSO da mevcut yönetimin açıklamalarında 60 bini aşkın üyeye sahip bir yapı olarak tanımlanıyor.

Bir Instagram yorumuyla baş etmekte zorlanıyorsanız; sanayicinin finansman sorunuyla, ihracatçının pazar kaybıyla, KOBİ’nin maliyet baskısıyla, işverenin nitelikli personel sorunuyla nasıl baş edeceksiniz?

Özer Matlı’nın propagandasında yer alan çok sesli oda ifadesi buraya kadarki tutumla büyük bir çelişkiyi de beraberinde getirmiyorumu? Ya da soruları sildiğinizde soruların daha büyük harflerle metamorfoza uğrayacağını kestiremiyor musunuz?

özer-matlı.jpg

Madem “adayları tanıyalım” diyorsunuz, gerçekten tanıyalım

Burada özellikle altını çizmek istiyorum:

Özer Matlı’nın yaptığı işleri yok saymak gibi bir niyetim yok.

Tam tersine aday listelerinin yerine bu görevi ben yerine getireyim.

Madem iki isim kıyaslanacak, servet rakamlarını bir kenara bırakalım ve kamuya açık faaliyetlerine bakalım.

Özer Matlı, 2013 yılından bu yana Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Bursa Ticaret Borsası’nın kendi açıkladığı verilere göre bu dönemde aktif üye sayısı 425’ten 925’e “yükselmiş”; 2013’te yaklaşık 980 milyon TL olan tescil işlem hacmi 2025 itibarıyla 70,9 milyar TL’nin üzerine çıkmış. Borsa, 115 ticaret borsası arasındaki sıralamasını 36’ncılıktan 15’inciliğe taşıdığını açıklıyor.

Yine Matlı döneminde Bursa Ticaret Borsası; TÜRİB ve Marmara ÜPAK yapılanmalarında rol almış, laboratuvar ve depoculuk faaliyetlerini farklı illere genişletmiş, Gıda UR-GE çalışmaları gerçekleştirmiş, Bursa TB Akademi’yi geliştirmiş ve Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini üstlenmiş. Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerler için coğrafi işaret çalışmaları da bu dönemde yapılmış.

Önümüzde ise Yenişehir’de planlanan 4.200 dönümlük Gıda İhtisas OSB ve ET-BA arazisine yönelik dönüşüm projesi bulunuyor.

Çoğunluğu gıda sektörü odaklı olan bu icraatler konuşulabilir.

Eleştirilebilir.

Başarılı veya yetersiz bulunabilir.

Ama en azından bunlar başkanlık performansını tartışabileceğimiz konulardır.

Özer Matlı’nın kişisel banka hesabı değildir.

askon-burkay-1.jpeg

Peki İbrahim Burkay’ın karşısına hangi bilanço konulacak?

Gelelim İbrahim Burkay’a.

Ben kendi adıma burada tavrımı saklamıyorum:

Bugünkü şartlarda BTSO için doğru adayın İbrahim Burkay olduğunu düşünüyorum.

Neden?

Soyadı nedeniyle değil.

Serveti nedeniyle hiç değil.

Ortada yaklaşık 13 yıllık bir yönetim performansı olduğu için.

Burkay 2013 yılında BTSO başkanlığına geldiğinde 16 makro projelik bir vizyon ortaya koydu. Bugün BTSO, bu dönemde 60’ın üzerinde makro projenin hayata geçirildiğini ifade ediyor.

Ve burada sadece bir sunumdaki proje isimlerinden bahsetmiyoruz.

TEKNOSAB var.

Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim altyapısını geliştirme hedefiyle oluşturulmuş dev bir sanayi yapılanması.

GUHEM var.

Bursa'yı uzay ve havacılık eğitiminde uluslararası ölçekte görünür hale getiren Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi.

BUTEKOM var.

Teknik tekstilden kompozite, ileri malzemelerden nanoteknolojiye uzanan Ar-Ge ve mükemmeliyet merkezi altyapısı.

Bursa Model Fabrika var.

KOBİ’lerin yalın üretim ve dijital dönüşüm kapasitesini artırmaya yönelik bir yapı.

MESYEB var.

Mesleki yeterlilik ve belgelendirme konusunda binlerce çalışan ve işletmeye temas eden bir merkez.

Bursa Business School var.

Uludağ’daki tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu'nun dönüşümüyle iş dünyasına kazandırılan yeni nesil eğitim ve gelişim merkezi.

URGE Projelerinde Türkiye Rekoru var.

Bursa’da faaliyet gösteren üretim yapan firmaların ilk ihracat deneyimlerini saylayan, İbrahim Burkay yönetimindeki BTSO, 48 UR-GE projesiyle Türkiye’de bu alanda lider kurum konumunda; 17 aktif projeyle Bursa firmalarını dünya pazarlarına taşımaya devam ediyor.

Bunların yanında BUTGEM’den Mutfak Akademi’ye, kümelenme çalışmalarından UR-GE projelerine kadar uzanan geniş bir yapı bulunuyor. BTSO’nun resmi yayınlarında TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, Model Fabrika, MESYEB ve Bursa Business School gibi projeler Burkay döneminin temel yatırımları arasında gösteriliyor.

Ayrıca Burkay’ın Bursa vizyonu olarak seçim sürecinde aktardığı ve benim de BTSO üyesi olarak dinlerken etkilendiğim stratejisi esas olarak şu omurga üzerine kurulmuş görünüyor;

Üretim alanı → lojistik → teknoloji → finansman → ihracat

KOBİ OSB ve yeni yatırım modelleri sunumu ise gerçekten taktire şayan ve heyecan vericiydi.

Şimdi soruyorum:

Bunların karşısına neden servet rakamı koyuyoruz?

Bir sanayi bölgesinin alternatifi kişisel servet midir?

Bir teknoloji merkezinin alternatifi banka hesabı mıdır?

KOBİ OSB projesi olan inançla 2017 yılından beri mücadele eden bir başkanın alternatifi daha çok istihdam sağlayan mıdır?

Bir mesleki eğitim merkezinin karşılığı şirket değerlemesi midir?

Eğer BTSO başkanlığında esas kriter şahsi servetse seçim yapmaya da gerek yok.

Adayların projelerini, ekiplerini, vizyonlarını anlatmalarına da gerek yok.

Bir finans dergisinin mesela bizim BNB Türkiye’nin “en zenginler” listesini açar, en üst sıradaki ismi BTSO Başkanı ilan ederiz!

Bu kadar basit mi gerçekten?

Elbette değil.

Çünkü zengin olmak başka şeydir, 60 bin üyeli bir kurumu yönetmek başka şey.

Başarılı bir şirket kurmak başka bir yetkinliktir; sanayiden ticarete onlarca farklı sektörün ortak sorunlarına çözüm üretecek kurumsal kapasiteyi oluşturmak başka bir yetkinlik.

Üstelik İbrahim Burkay’ı eleştirmek de son derece meşrudur

Burada bir yanlış anlaşılmaya da izin vermek istemem.

İbrahim Burkay eleştirilemez değildir.

Tam tersine.

13 yıldır BTSO’yu yöneten bir başkana sorulacak çok soru vardır.

60’tan fazla proje deniyorsa bunların hangisi ne kadar başarılı oldu?

Hangileri hedeflerine ulaşamadı?

BTSO üyelerinin ne kadarı bu projelerden doğrudan faydalandı?

KOBİ’lere daha fazla ne yapılabilirdi?

Bursa’nın plansız sanayileşme, ulaşım, nitelikli istihdam ve finansman problemlerinde BTSO daha farklı bir rol oynayabilir miydi?

Bunların hepsi sorulmalıdır.

Çünkü demokrasi alkış organizasyonu değildir.

Kurumsal yönetim de eleştiriden korunma sanatı değildir.

Ben Burkay’ı destekliyor olabilirim.

Bir başkası Matlı’yı destekleyebilir.

Mesele zaten bu değil.

Mesele, iki aday arasında adil ve nitelikli bir tartışma zemini kurabilmek.

Asıl soru şimdi 5. Komite kimliğiyle yayın yapan hesaba

Bir meslek komitesi sadece kendi tarafını sevenlerin kulübü değildir.

Seçildiğiniz andan itibaren size oy verenin de vermeyenin de temsilcisisiniz.

Bu nedenle tekrar soruyorum:

Benim ilk yorumumda hangi ifade sizi rahatsız etti?

“Özer Matlı ne yaptı?” sorusu mu?

“İbrahim Burkay’dan önce bu kadar proje yapan bir başkan oldu mu?” sorusu mu?

Yoksa:

“Adayları şahsi servetleriyle değil, Bursa’ya kattıklarıyla kıyaslayalım” demem mi?

Hangisi?

Bir adayın icraatlarını sormak neden silinmesi gereken bir yorum olsun?

Eğer paylaşımınızın arkasındaysanız neden cevap vermediniz?

“Özer Matlı’nın yaptığı projeler şunlardır” diyebilirdiniz.

Belgeleri koyabilirdiniz.

Rakamları koyabilirdiniz.

Beni de ikna etmeye çalışabilirdiniz.

Zaten demokrasi dediğimiz şey tam olarak bu değil mi?

Fakat soru soranı susturmak tartışmayı kazanmak değildir.

Sadece cevap vermemeyi tercih etmektir.

TETSİAD seçimlerinden BTSO seçimlerine aynı yöntem mi taşınıyor?

Bir başka soru daha var.

Yakın geçmişte TETSİAD seçimlerinde Bursa merkezli bir çalışma grubunun Murat Şahinler'i desteklediği kamuoyuna açık biçimde duyurulmuştu. Murat Şahinler daha sonra 22 Ekim 2025’teki seçimde TETSİAD Başkanı seçildi.

Bir adayın desteklenmesinde hiçbir sorun yok.

Liste çıkarmakta da yok.

Değişim istemekte de yok.

Bunlar demokratik hakkın ta kendisi.

Fakat şimdi sorulması gereken başka bir şey var:

Bugün 5. Komite çevresinde yürütülen BTSO iletişimiyle o dönemdeki seçim yapılanması arasında kimler ve hangi yöntemler bakımından bir ilişki var?

Varsa, TETSİAD seçimlerindeki iletişim dili nasıldı?

Rakipler hangi yöntemlerle kıyaslandı?

Eleştirel sorulara nasıl yaklaşıldı?

Bugünkü servet karşılaştırması tesadüfi bir içerik tercihi mi?

Yoksa seçim kampanyalarında tekrar eden bir iletişim anlayışının parçası mı?

Bunların cevaplarını bilmiyorum.

O yüzden iddia etmiyorum, soruyorum.

Ama galiba tam da mesele burada.

Sorabiliyor muyuz?

Çünkü yarın mesele bir Instagram yorumu olmayacak

BTSO sıradan bir dernek değil.

60 bini aşkın üyesiyle Bursa ekonomisinin en güçlü kurumsal yapılarından biri.

Yarın tekstilci gelecek:

“İhracat pazarımı kaybediyorum” diyecek.

Makineci gelecek:

“Finansmana erişemiyorum” diyecek.

KOBİ gelecek:

“Maliyetimi yönetemiyorum” diyecek.

Sanayici:

“Yeni yatırım alanı istiyorum” diyecek.

Genç girişimci:

“Bu kurum bana neden dokunmuyor?” diyecek.

Bunların hiçbirini silemezsiniz.

Hiçbirini engelleyemezsiniz.

Hiçbirine “bizi eleştiriyor” diye kapıyı kapatamazsınız.

Çünkü yönetmek, sadece sizi alkışlayanların sesini duymak değildir.

Bazen en faydalı soru, en rahatsız olduğunuz sorudur.

Ben dün yalnızca iki soru sormuştum.

Bugün ise sorularım arttı.

Ve sonuncusunu özellikle kayda geçirmek istiyorum:

Bir Instagram yorumuna tahammül edemeyen bir yönetim anlayışı, yarın 60 binden fazla BTSO üyesinin itirazına nasıl tahammül edecek?

Bence bu seçimde konuşmamız gereken asıl servet de burada.

Adayların şahsi serveti değil;

Bursa'nın kurumsal birikimi, üretim gücü, itibarı ve geleceği.

Ve o servetin değeri herhangi bir kişinin banka hesabından çok daha büyük.

Ali Bahadır Aydın
BNB Türkiye

Okur Görüşleri.

Hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.

Daha fazlası için kaydırın