Türkiye'nin Yerli Depozito Sistemi DOA, COP31'de Uluslararası Arenaya Taşınıyor

BNB
BNB Türkiye
Paylaş
Türkiye'nin Yerli Depozito Sistemi DOA, COP31'de Uluslararası Arenaya Taşınıyor

Türkiye'nin çevre politikalarında önemli bir adım olarak geliştirilen yerli depozito yönetim sistemi DOA, Antalya'da düzenlenecek COP31'de uluslararası kamuoyuna tanıtılacak. Sistem, dijital altyapısı ve izlenebilir yapısıyla hem Türkiye'nin atık yönetiminde geldiği noktayı hem de küresel çevre politikalarına katkı potansiyelini ortaya koyacak.

DOA Sistemi COP31'de Küresel Paydaşlarla Buluşacak

Antalya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye'nin yerli ve dijital depozito yönetim sistemi DOA'nın uluslararası katılımcılara tanıtılması için önemli bir platform olacak. Konferans kapsamında, DOA'nın aktif olarak kullanılması ve sistemin işleyişinin uygulamalı olarak gösterilmesi planlanıyor. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) koordinasyonunda yürütülen sistem, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) iş birliğiyle uygulanıyor.

Türkiye'nin Depozito Yönetiminde Dijital Dönüşümü

DOA, "Depozito Olan Ambalajlar" için geliştirilen, dijital izleme ve iade mekanizmasına sahip bir depozito yönetim sistemi olarak öne çıkıyor. Sistem, 2025 yılında Sakarya'da başlatılan pilot uygulama ile hayata geçti. Ardından "7 Bölge 7 İl" sloganıyla ülke genelinde yaygınlaştırıldı ve 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'nin 81 ilinde resmen devreye alındı. Vatandaşlar, ambalaj başına 1 TL depozito bedeli ödeyerek, iade ettikleri ambalajlar karşılığında bu bedeli geri alabiliyor. Bu model, hem tüketiciyi teşvik ediyor hem de ambalaj atıklarının izlenebilir şekilde toplanmasını sağlıyor.

DOA'nın Uluslararası Tanıtımı Neden Kritik?

Depozito iade sistemleri, atık azaltımı ve geri dönüşüm oranlarının artırılmasında dünyada yaygın olarak kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Türkiye'nin geliştirdiği DOA sistemi, dijital altyapısı ve izlenebilirliğiyle bu alanda yenilikçi bir örnek sunuyor. COP31'de sistemin uluslararası katılımcılara tanıtılması, Türkiye'nin çevre dostu üretim ve dağıtım modellerini küresel ölçekte paylaşmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, DOA'nın başarısı, diğer ülkeler için de uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir model olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin hedefi, depozito sistemiyle ambalaj geri kazanım oranını %80 ve üzerine çıkarmak.

Sistemin Temel Unsurları ve Uygulama Süreci

DOA'nın işleyişinde, ambalajların üretimden tüketime ve iade noktasına kadar tüm aşamaları dijital olarak izleniyor. Vatandaşlar, sisteme dahil olan ambalajları belirlenen iade noktalarına teslim ederek depozito bedelini geri alabiliyor. TÜÇA, sistemin yöneticiliğini üstlenirken, TOBB ve TESK gibi paydaşlar da uygulamanın yaygınlaştırılması ve mevzuat uyumu süreçlerinde aktif rol oynuyor. 2025'te başlatılan pilot uygulama sonrası, sistemin ülke genelinde yaygınlaştırılmasıyla birlikte 100 milyondan fazla ambalajın toplandığı ve geri dönüşüm oranlarının hızla arttığı belirtiliyor.

Geçmişten Günümüze: DOA'nın Gelişim Aşamaları

DOA'nın temelleri, Türkiye'nin Sıfır Atık hareketi kapsamında atıldı. 2025 Şubat ayında Sakarya'da başlatılan pilot uygulama, Temmuz 2025'te 7 bölgede yaygınlaştırıldı. 1 Temmuz 2026'da ise sistem, tüm Türkiye'de uygulanmaya başlandı. Bu süreçte, mevzuat uyumu, kayıt işlemleri ve teşvik mekanizmaları da eş zamanlı olarak geliştirildi. COP31 ile birlikte, sistemin uluslararası platformda tanıtılması ve uygulama örneklerinin paylaşılması hedefleniyor.

COP31'de DOA'nın aktif olarak kullanılması, Türkiye'nin çevre politikalarında geldiği noktayı ve dijital dönüşümünü gözler önüne serecek. Bu gelişme, hem ülke içinde geri dönüşüm oranlarının artırılması hem de küresel çevre politikalarına katkı sağlanması açısından dikkatle izleniyor.

Okur Görüşleri.

Hakaret içeren yorumlar onaylanmaz.

Daha fazlası için kaydırın